• TERMO ARI KOVANI (Kuluçkalık) - Pratik ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO ARI KOVANI (Kuluçkalık) - Pratik Çerçeveli
  • TERMO BALLIK (Pratik Çerçeveli)LANGSTROTH Tipi TERMO BALLIK Pratik Çerçeveli
  • TERMO DAR BALLIK Pratik Dar ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO DAR BALLIK Pratik Dar Çerçeveli
  • TERMO ARI KOVANI (Kuluçkalık) Ağaç ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO ÜRETİM KOVANI (Kuluçkalık) Ağaç Çerçeveli
  • TERMO BALLIK Ağaç ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO BALLIK Ağaç Çerçeveli
  • TERMO BALLIK ÇerçevesizLANGSTROTH Tipi TERMO BALLIK Çerçevesiz
  • TERMO DAR BALLIK ÇerçevesizLANGSTROTH Tipi TERMO DAR BALLIK Çerçevesiz
  • ERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Pratik ÇerçeveliERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Pratik Çerçeveli
  • ERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Kuluçkalık) Pratik ÇerçeveliERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Kuluçkalık)Pratik Çerçeveli
  • ERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Ağaç ÇerçeveliERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Ağaç Çerçeveli
  • Arıcılık Haberleri

    Tüm dünya genelinde olduğu gibi Kastamonu'da da bal arılarında "vampir bit" paniği yaşanıyor. Kovanın içine giren ve arıların kanını emen bit, toplu arı ölümlerine yol açıyor.

    Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Nedim Ayhak, son 4 yıl içerisinde "vampir bit" nedeniyle on binlerce arının telef olduğunu söyledi. Kastamonu'da arı sayısının bir önceki yıla göre yüzde 50 oranında azalarak yaklaşık 15 binlere düştüğünü belirten Ayhak, vampir bitlerin kanını emdiği arının yanı sıra yavrusuna da zarar verdiğini söyledi. Arı vampiri olarak bilinen bitin arının neslini tehdit ettiğini kaydeden Ayhak, "Son yıllarda dünyada ve ülkemizde toplu arı ölümleri meydana gelmektedir.
    Bunun için halen daha yabancı ülkelerde ve ülkemizde çeşitli kuruluşlar araştırma yapmaktadır. ABD ve İngiltere'de kurulan araştırma komisyonları, bu toplu arı ölümlerine koloni çöküş sendromu adını verdiler. Bu koloni çöküş sendromlarının sebepleri arasında ise hava kirliliği, kullanılan zirai ilaçlar, cep telefonlarının yaydığı sinyaller, varroa ismi verilen arı biti çeşidi yer alıyor. Halk arasında arı vampiri olarak bilinen bu bit, arının vücudunu delerek kanını emiyor. Arıya zarar verirken, yavrusunun da kanadını, bacağını yemesi nedeniyle arı yavrusunun da sakat ya da ölü doğmasına sebep olmaktadır. Bu arı vampiri, uzun yıllardır bilinmekteydi ama son yıllarda korkunç oranlarda çoğalmaktadır. Bu da arının nesli için büyük bir tehdit oluşturmaktadır" dedi.

    ARI VAMPİRİ İLE MÜCADELE

    Ayhak, vampir bitin yıllardır bilindiğini ancak uygulanan mücadele yönteminin yeterli olmadığını ifade etti. Halk arasında duman tedavisi olarak bilinen yönteme karşı bitin bağışıklık kazanması nedeniyle arı ölümlerinin çok büyük boyutlara ulaştığını vurgulayan Ayhak, "Son 4 yılda yaşanan toplu arı ölümleri nedeniyle arı sayısı yaklaşık 15 binlere düştü. Bu vampir bit nedeniyle yaklaşık yüzde 10 oranında olan arı zayiatları her yıl arttı.

    Bu yılki arı ölüm oranları yüzde 50'ye ulaştı. Arı sayısı ile birlikte gerçek ve kaliteli bal üretimi de yüzde 50 oranında düştü. Daha önce dumanla mücadele yöntemi kullanılıyordu ve etkili oluyordu. Bu vampir bitleri bağışıklık kazandığı için dumanla mücadelenin de faydası olmuyor. Artık Almanya, Bulgaristan, Arjantin gibi ülkelerden gelen ithal ilaçlarla bu vampir bitle mücadele edilebiliyor" diye konuştu.

    Vampir bitlerin zayiatını azaltmak için doğal yöntemlerle mücadele imkanı olduğunu anlatan Ayhak, şöyle devam etti:

    "Doğal mücadele, petek çıtanın içerisine konmuyor, arı kendisi yapıyor. Yaptığı gözler büyük olduğu için erkek arı çıkıyor ve bu gözlere yumurtluyorlar. Bu çerçeve kovandan çıkarılıp atılıyor, bitin barınma imkanı azalıyor. Bit sayısı, yani yoğunluğu da azalıyor. Bu petekler atıldığından, kovan bitlerden temizlenmiş oluyor."

    Ayhak, arı yetiştiricilerini sürekli aynı ilacı kullanmamaları, senede erken ilkbahar ve geç sonbahar dönemleri olmak üzere iki kez ilaçlama yapılması konusunda da uyardı. Ayhak, düşen arı sayısına doğru orantıda azalan bal üretimi nedeniyle piyasada bal açığının ortaya çıktığını ve bu açığı glikozla bal üretenlerin doldurduğunu sözlerine ekledi.

    KAYNAK