• TERMO ARI KOVANI (Kuluçkalık) - Pratik ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO ARI KOVANI (Kuluçkalık) - Pratik Çerçeveli
  • TERMO BALLIK (Pratik Çerçeveli)LANGSTROTH Tipi TERMO BALLIK Pratik Çerçeveli
  • TERMO DAR BALLIK Pratik Dar ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO DAR BALLIK Pratik Dar Çerçeveli
  • TERMO ARI KOVANI (Kuluçkalık) Ağaç ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO ÜRETİM KOVANI (Kuluçkalık) Ağaç Çerçeveli
  • TERMO BALLIK Ağaç ÇerçeveliLANGSTROTH Tipi TERMO BALLIK Ağaç Çerçeveli
  • TERMO BALLIK ÇerçevesizLANGSTROTH Tipi TERMO BALLIK Çerçevesiz
  • TERMO DAR BALLIK ÇerçevesizLANGSTROTH Tipi TERMO DAR BALLIK Çerçevesiz
  • ERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Pratik ÇerçeveliERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Pratik Çerçeveli
  • ERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Kuluçkalık) Pratik ÇerçeveliERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Kuluçkalık)Pratik Çerçeveli
  • ERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Ağaç ÇerçeveliERGONOMİK AHŞAP ARI KOVANI (Ballıklı) Ağaç Çerçeveli
  • Arıcılık Haberleri

    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Çelik, Türkiye'nin, arıcılıkta var olan yapının rehabilite edilmesiyle, Avrupa'nın bal deposu olabilecek bir potansiyele sahip olduğunu bildirdi. Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin son yıllarda yürütülen arıcılık politikaları sayesinde arıcı ve koloni sayısını artırdığını, ancak bu artışın üretime dönüştürülemediğini söyledi.
    Emeği ve yatırımıyla üretim sürecine katılan arıcıların yaşam standartlarının iyileştirilmesinin devletin ilgili birimlerinin temel politikası olması gerektiğini belirten Çelik, ''Bu işsizliğin çözümü için, özellikle tarım sektörü içerisinde atılabilecek önemli adımlardan da birisidir. Türkiye, arıcılıkta var olan yapının rehabilite edilmesiyle Avrupa'nın bal deposu olabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin harekete geçirilmesiyle, sektörde ciddi istihdam olanaklarının yaratılabileceğini düşünüyorum'' dedi.

    Kemal Çelik, ilgiden uzak ve zorlayıcı uygulamaların günümüzde arı sektöründeki gıda güvenliğini de tehlikeye attığına ve üretim sıkıntılarına neden olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

    ''Türkiye'nin arıcılık politikalarına yön veren kurumların, çok bilgili ve aktif olmaları gerekir. Günümüzde özellikle kıyı bölgelerimizde ve Doğu Anadolu'daki arıcılık işletmelerinde verimliliğin arttırılması ve yapısal sorunların çözümü için, devletin ilgili kurumlarının içtenlikle çözümün bir parçası olması gerekiyor. Çözümün önünde engel olmaları değil. Bu bağlamda teknik ve yapısal eğitime yönelik çalışmaların desteklenmesi, var olan arıcılık birliklerinin tüm hayvancılık birliklerinde olduğu gibi desteklerle motive edilmesi gerekir. Hiçbir şekilde siz bir şey vermeden, bir şey alamazsınız. Tarım sektöründe çok belirgin bir yaklaşımdır bu. Siz toprağınıza gerekli önemi vermezseniz, toprağınız size hiçbir şey vermez. Hayvanlarınıza gerektiği kadar bilimsel yaklaşmazsanız, hayvanlarınız size bir şey vermeyeceklerdir.''

    Prof. Dr. Çelik, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) verilerine göz atıldığında, dünya koloni varlığı içerisinde Çin, Rusya, Meksika, Kanada ve Avustralya'nın paylarının giderek azaldığını, 1980 yılından sonra Arjantin, Etiyopya, İran ve Tanzanya gibi az gelişmiş ülkelerde ise koloni paylarının arttığını, ancak verimliliklerinde artış söz konusu olmadığını belirtti.

    -TÜRKİYE'DE KOLONİ ARTIŞI VAR, ÜRETİM ARTIŞI YOK-

    Türkiye'de çok sayıda tarım mühendisi, veteriner hekim ve büyük çoğunluğu eğitimli olan arı yetiştiricileri bulunduğuna işaret eden Çelik, Türkiye'nin son yıllarda mevcut koloni sayısının üzerine 1 milyon ek koloni ilave ettiğini, ancak üretimi artıramadığını söyledi.

    Prof. Dr. Kemal Çelik, kovan başına elde edilen bal veriminin 14-16 kilogram olduğunu belirterek, ''Donanımlı kolonilerde bu rakam 20 kilogram civarında kalmış. Bu sayısal değerlendirmeden çıkarabileceğimiz en önemli varsayım, 20 yıllık süreçte koloni sayımızı artırmamıza karşın, koloni başına olan verimi artıramadığımızdır'' dedi.

    Arıcılıkta devletin ciddi bir ıslah projesinin olması gerektiğini vurgulayarak, şunları ifade etti:

    ''Kafkas ırkı arı, dünyanın en iyi ırklarından bir tanesidir. Bu ırkın gen merkezi ise Doğu Anadolu'da Ardahan'ın Posof ve Çıldır ilçeleridir. Özellikle buradaki popülasyonların genetik olarak ıslahına yönelik Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ciddi politika geliştirmesi lazım. Bu işi bilenlerin eline teslim etmesi lazım.''

    -''CEP TELEFONLARININ YAYDIĞI DALGALAR, ARI POPÜLASYONUNU DÜŞÜRÜYOR''-

    Prof. Dr. Çelik, Einstein'ın teorisine göre, yeryüzündeki arı popülasyonunun yok olması veya sayıca çok düşük bir düzeye gelmesi halinde, yaşamın 3-4 yıldan fazla sürmeyeceğini belirterek, ''Eğer bitkilerde, tozlaşma ve polinasyon denen olgu olmazsa, verimlerinde öncelikle bir düşüş daha sonra da türlerin yok olması gündeme gelebilir. Arılar bitkilerde döllenmeyi sağladıkları için verimliliğin artmasına ve verimliliğine katkı sağlar'' dedi.

    Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, cep telefonlarının yaydığı dalgaların arı popülasyonunu tüm dünyada ciddi oranda düşürdüğünü ortaya çıkardığını ileri süren Çelik, ''Bu konuda yapılmış pek çok araştırma var. Özellikle Hindistan'da yapılmış araştırmalar var. Baz istasyonları yakınındaki kolonilerde arıların yönlerini bulmakta zorlandıkları ve sabah uçuşa çıkanların bir daha geri dönmedikleri gözlenmiş. Bu ileriye dönük arılar için çok ciddi bir risk oluşturuyor'' diye konuştu.

    KAYNAK